Hızlı Arama
| Haber-Yorum Çeşitli gazetelerden alınmış makaleler... |
![]() |
|
|
#1 (permalink) |
![]() Status: Yönetici
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: ANKARA
Mesajlar: 1,107
Tecrübe Puanı: 10
![]() ![]() |
ABD’deki seçimler ve Kadima’daki lider değişimi arasında Filistin-İsrail görüşmeleri geri plana atıldı. İki taraf da barış yapabilecek liderlere sahip değilken, yukarıdan dayatılan bir anlaşma yerine aşağıdan yükselecek bir barış gerekiyor; bu amaçla Filistin sivil toplumu geliştirilmeli.
Ekonomik kriz ve başkanlık seçimi şamatası arasında, Bush yönetiminin İsrail-Filistin arasında bir barış anlaşmasına arabulucu olma girişimi sessizce tedavülden kalktı. Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın son 21 ayda bölgeye yaptığı 16 ziyaret, geçen yılki Annapolis barış konferansı, İsrail ve Filistin müzakere heyetlerinin aylar süren görüşmeleri - hepsi görevinden ayrılan İsrail Başbakanı Ehud Olmert’e yönelik yolsuzluk suçlamalarının ve Gürcistan’dan Pakistan’a kadar birbiriyle yarışır misali patlak veren krizlerin ağırlığı altında battı. Yakın gelecekte barış sürecinin yeniden canlanması olası değil. Geçen haftaki parti önseçiminin galibi olarak Olmert’in yerini alacak Tzipi Livni, muhtemelen haftalar ve hatta aylarca yeni bir hükümet kurma çabası içinde debelenecek. Başarıya ulaşmak için de büyük olasılıkla koalisyon ortaklarına bir anlaşmayı imkânsız kılacak vaatlerde bulunması gerekecek. Başaramazsa, İsrail şu an için sertlik yanlısı Binyamin Netanyahu’nun favori olduğu bir seçime gidecek. ‘Ölü atı kamçılama’dan daha iyi Bunlar sadece İsrail’in önündeki engeller. Filistinliler Mahmud Abbas’ın Batı Şeria’daki Filistin Yönetimi’yle Gazze’deki Hamas yönetimi arasında bölünmüş durumda. Ve başkanlık kampanyasına bakıldığında, Ortadoğu barışını yaymanın gelecek yönetimin öncelikler listesinin ilk 10 sırasında yer almayacağı belli. Nasıl yer alabilirdi ki? Wall Street’in çöküşü, Afgan savaşının başarısızlığı, ABD’nin Pakistan’da büyüyen askeri iştiraki ve Rusya’nın neo-emperyalist patlaması (İran ve Kuzey Kore’nin nükleer tehditlerinden bahsetmeye gerek bile yok) gibi dertler söz konusuyken, şiddetin nispeten düşük seviyede seyrettiği Batı Şeria ve Gazze’nin baş ağrısının Washington’da hissedilmesi epey güç. Bütün bunlar, gelecek yönetimin, George W. Bush’un göreve geldiğinde yaptığı gibi Ortadoğu diplomasisini silme bahanesi olamaz. Ama Başkan Obama ya da McCain’e, değişken ve zayıf liderleri yukarından bir anlaşma dikte etmeye zorlamak yerine, aşağıdan yükselecek bir barışın tesis edilmesi yönünde kurumlar inşa etmeye odaklanan bir yoldan bu zorlu meseleye yaklaşma imkânı da veriyor. Başarı takvimi aylarla değil, yıllarla ölçülecektir. Hedef, Livni ve Abbas’ın imzalayacağı bir belge değil, sağlıklı ve enerjik bir Filistin sivil toplumunun inşası olacaktır. Bunlar, İsrail’le bir anlaşmanın arkasında durabilecek bağımsız medya, mahkemeler, siyasi partiler ve sivil toplum örgütleridir. Eski Sovyet vatandaşı ve İsrailli inatçı siyasi Natan Sharansky yıllardır bu süreci öneriyor ve hem Kudüs hem de Washington’daki barış-süreci destekçilerinin şimşeklerini üzerine çekiyor. Bazıları Sharansky’nin İsrail’in toprakla ilgili imtiyazlarını belirsiz bir süre erteleyeceği için bu stratejinin çığırtkanlığını yaptığından şüphe ediyor. Diğerleri onu, Bush’u Hamas’ın genel seçimlerden zaferle çıkmasına yol açan Filistin demokrasisinin desteklenmesi yönündeki kısa süreli politikaya ikna etmekle suçluyor. Ama Sharansky’nin fikirleri, Olmert ve Rice tarafından geride bırakılan ölü atı kamçılama süreciyle kıyaslandığında çok daha iyi görünüyor. Sharansky geçen hafta ikna edici Filistinli bir ortakla Washington’da arzı endam etti: Son 12 yılını Filistin Yönetimi ve onun güvenlik güçlerinin bağımsız gözlemcisi olarak hareket etmeye çalışarak geçirmiş olan tecrübeli insan hakları eylemcisi Bessam Eid. Eid tek başına vahim bir biçimde ihtiyaç duyulan bir işlevi yerine getirmeye çalışıyor: Eid’in Filistin İnsan Hakları Gözlem Grubu’na göre, son sekiz yılda 2 bin Filistinli diğer Filistinliler tarafından öldürüldü, ama tek bir zanlı bile suçlanmadı ya da mahkemeye çıkarılmadı. Grup, ağustosta İsrail tarafından bir, Filistinliler tarafındansa 36 Filistinli’nin öldürüldüğünü söylüyor. Yardım sadece Abbas’a gidiyor Eid, ABD dahil Batılı hükümetlerin teoride özgür Filistin kurumlarının inşasını taahhüt ettiklerine, ancak pratikte tüm parayı Abbas ve onun Fetih’li arkadaşlarına aktardıklarına, onların da gerçekten bağımsız grupları bu kaynaklardan mahrum bıraktığına dikkat çekiyor. Eid, Abbas’ın kara listesindeki 10 sivil toplum kuruluşundan oluşan ve kadın haklarını savunan, uyuşturucuyla mücadele eden ve gençlerle çalışan örgütleri kapsayan bir koalisyonun başkanlığını yapıyor. Eid, Abbas’tan lakabıyla bahsederek şunları söylüyor: “Uluslararası toplumun Ebu Mazen’i ve güvenlik güçlerini desteklemesiyle bir sorunum yok. Ama Filistin sivil toplumunu güçlendirmeden Ebu Mazen’i güçlendiremezsiniz. Ebu Mazen’i kim destekleyecek? Bu biz olmalıyız.” Sharansky, ABD’nin (görev süresi dolmak üzere olmasına rağmen makamında kalması için cesaretlendirilen) Abbas’ı desteklemekten ziyade Filistin sivil toplumunun inşasına odaklanması halinde ‘üç yılda tamamen farklı bir Filistin Yönetimi’yle karşı karşıya olacağımızı’ savunuyor. O zaman seçilecek liderler Kudüs’ün ve mültecilerin geleceği gibi meseleleri tartışabileceğimiz insanlar olacak. Sharansky, “İnsanlar üç yılımızın olmadığını söylüyor” diyor ve devam ediyor: “Ama aynı düşünce onları reform için Arafat’a yardım etmeye itmişti” - ve bu 15 yıl önceydi. “Aynı düşünce her zaman devam ediyor: ‘Sivil toplumun inşası için Filistin liderini desteklemek zorundayız.’ Ve sonuç her zaman aynı.” Sharansky en azından bu berbat sicil konusunda haklı. (22 Eylül 2008)-Jackson DIehl |
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| anahtarı, barışın, büyük, filistin, gürcistan, nasıl, nükleer, olacak, rusya, seçimi, sivil, sivil toplum, siyaset, tarafından, toplumu, veriyor, İnsan, İnsanlar, zaman |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|