![]() |
|
|
#1 (permalink) |
![]() Status: Yönetici
Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 1,552
Tecrübe Puanı: 10
![]() ![]() |
...sanki kanatlanıp en beklenmedik rüzgârlara karşı dalga dalga uçuyorum
kuş olmuş bir insan gibi mutlu, mutlu içimdeki karabasanları öldürmek adına çığlıklar atıyorum göklerde göklerde anlamsız tedirginlikler yok zaten zaten olmamalı bunca yüksekte ama acı mutluluğun kardeşi kardeşi değil acı mutluluğun içinde gizli hatta acı mutluluğun ta kendisi birden acı saplanıveriyor gövdeme mutluluğun yerine sıyırıp geçmiyor geçmiyor geçmiyor ki kanadım yavaş yavaş şekiller çizerek düşeyim düşeyim ölmeye hazırlanan bir kuş gibi hayır en orta yerimden vuruyor birden birden inivereyim diye düşüyorum öylece suskun duruyorum toprağın üzerinde çamur içinde çamur içinde uçma yasağı yükselmek yok artık ayağıma tel bağlıyor avcı avcı omzuna asıyor an beynime sıçrıyor ölüyorum sanki sanki ölüyorum avcı acı acı avcı demek Ölüyorum sen başka adam kollarında umursamazken dünyayı dünyanın içinde ben de varım ben de varım sözlerimi anlamazdan gelip başka adam sıcaklığı duyarken içinde içinde bir şeyler burkulsa yüzün bir an buruşsa ben gelmişimdir aklına zaten zaten sıyırıp atıverirsin o maskeyi bilirsin bilirsin o maske bir anlıktı üzmeden geçti geçti unutturdu adam sana dudaklarından ıslak bir öpücük gibi çekti aldı beni beni ve benimle ilgili her şeyi ölüyorum yokum yokum artık seviş onunla sayma beni ki ben demeye hakkım yok biliyorum biliyorum ben yokum senin acımasız dünyanda susuyorum sus(a)mak hayatımın en önemli parçası ve susmak derimin yüzülmesi gözlerimin kanaması düşlerimi düşündüklerimi isteklerimi hissettiklerimi söyleyememek söyleyememek en küçük bebeği en büyük mezara gömmek demek öldürmeden hem de hem de diri diri insan değilsin sen sen insansın hem de en güzeli söz veriyorum bu odadan çıkar çıkmaz kâğıtlar kâğıtlar saklar sırları sırları bir bana fısıldar kalemim bir de kâğıtlara sessizce sessizce eğilip de kulağına ilk seni seviyorumu fısıldadığım gibi ihanet etmez onlar onca zahmet vererek büyüttüğüm saksıdaki çiçekler gibi sen gider gitmez yeni yapraklar yeni çiçekler fışkırdı gidişini kutlarcasına kutlarcasına büyüdüler oysa senin sesin yerine benim sesim vardı üzerlerinde üzerlerinde benim kokum vardı benim tenim tenim sevdi onları her sabah sesim okşadı kadife çiçeklerini ama onlar coştukça coştukça renkleri kuşlar ölüp bahçeme düşmeye başladılar soğuktan soğuktan ben de hasta olup yatağa düştüm zavallı kuşlar zavallı kuşlar göçemediler soğuktan soğuktan yağmur yağmaz oldu hep kar vardı hep kardan adam yaptı çocuklar günlerce günlerce ben onları seyrettim kıpırdamadan kıpırdamadan kardan adam oldum kardan adam oldum burnu havuç gözleri kömür gel artık havalar ısınınca kardan adamlar ölür ki gelmezsin biliyorum biliyorum sen avcısındır kendimden geçip gökyüzünü seyrettiğim kıyıda kimi zaman kimi zaman en azılı ******sundur ya da masum bir çocuk nedense ve nedense hepsinin ortak özelliği benim olmayışın yani sen avcı ben acı acı yani sen yakan güneş ben kardan adam burnu havuç gözleri kömür gel artık havalar ısınınca kardan adamlar ölür... |
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| acı, adam, adamlar, bana, ben, bir, büyük, dünyanın, dünyayı, gelip, güneş, gökyüzü, hasta, hat, hem, ilgili, kardan, kuşlar, küçük, mutlu, renkleri, sana, sen, seni, sevdi, yeni, yok, Ölür |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|