YARIM EZGİ

Member Login

Hızlı Arama


Yeni Konu aç  Cevapla
Alt 23.11.08, 01:51   #1 (permalink)
 
Kyrene - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Status: Yönetici
Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 1,523
Tecrübe Puanı: 10
Kyrene has a spectacular aura aboutKyrene has a spectacular aura about


Exclamation Akut SİnÜzİtler

Akut SİnÜzİtler

Sinüs İçindeki mukus akımı her zaman sinüsün doğal deliğine doğrudur. Bu deliğin tıkanması sonucu sinüzit ortaya çıkar.


Sinüsün doğal deliğinin burun yan duvarından görünüşü.


Tüm sinüsler burun boşluğu ile bağlantılı olup burun solunumu esnasında sürekli sünüslere hava giriş çıkış vardır.



Sünüsün doğal deliğini tıkamış bir burun polibi kronik sinüzik nedenidir.
Hazırlayan: Prof. Dr. Sami KATIRCIOĞLU


Halk arasında çoğu kişinin kendinde olduğunu sandığı sinüzit enfeksiyonu aslında çoğu kişide mevcut değildir. Yine başlıca semtomu başağrısı olarak bilinen sinüzitin başağrısı belki de en nadir görülen semptomdur.

İnsan yüzünde 7 adet sinüs bulunmaktadır.

Sinüz denilen yapılar kafatası içinde bulunan içleri hava dolu boşluklardır. Tam olarak görevleri bilinmemekle beraber, insan sesinin tınısını ayarlamakta rol oynarlar, bir başka görüş ise sinüslerin içleri hava dolu yapılar olarak kafanın ağırlığını azaltmakla görevli olmalarıdır. Sinüsler, burun ile bağlantıları olan, yani burun içine açılan delikleri olan yapılardır ve burun solunumu esnasında özellikle solunumun nefes verme fazında, içine hava giren boşluklardır. Sinüsler içine hava girip çıktığı sürece, hiçbir fonksiyonel bozukluk göstermezler, bu nedenle çekilen sağlıklı sinüs grafilerinde, sağlıklı sinüsler içleri hava dolu olduğu için koyu siyah görüntü verirler. Herhangi bir nedenle sinüslerden bir ya da bir kaçına hava girişi bozulduğu anda ise sinüzit denen tablo ortaya çıkar.

Sinüslerin kataral (nezle gibi) veya süpüratif (iltahaplı) enfeksiyonu bir ya da birkaç sinüste olabilir. Sinüslerin tümünün enfeksiyona katılması ile ortaya çıkan tabloya pansinüzit adı verilir.

Sinüslerin burun ile bağlantılarının bozulmasına çeşitli sebepler yol açabilir. Bu bağlantıyı bozan sebeplerin başında uzun süren ve iyi tedavi edilmeyen nezleler gelir. Nezle esnasında burun mukozasında ve buna bağlı olarak sinüslerin burna açılan deliklerinde oluşan ödem, sinüsün burun ile olan hava yolu bağlantısını keser ve havasız sinüs ortamında, enfeksiyon başlar. Bunun dışında burundaki çeşitli allerjik olaylar, yine mukozada yarattıkları ödem ile sinüzite yol açarlar. İleri dereceli burun orta bölmesi eğriliklerinde, eğer eğri kısım sinüsün burun ile bağlantısını bozuyorsa, yine böyle bir sinüzit tablosu ortaya çıkar. Burnun yan duvarlarında bulunan alt ve orta konka denilen fizyolojik dokuların çeşitli nedenlere bağlı olarak büyümesi ve sinüsün deliklerini kapatması da bir diğer sinüzit nedeni olabilir.

Buraya kadar sayılan tüm sinüzit nedenleri, doğrudan bağlı nedenlerdir, bu nedenle bu sebeplerin tümüne rinojen nedenler denir. Nadir olarak sadece maksiller sinüste görülen sinüzitin bir nedeni de diş kökenlidir. İki köpek dişinin kökü ve yanakta yeralan maksiller sinüs arasında çok ince kemik lamina (duvar) vardır. Bu nedenle bölgedeki diş enfeksiyonları esnasında, bölgeden diş çekimi esnasında, bu boşluk maksiller sinüs tabanından ağız içinin mikroplu ortamı ile bağlantılı hale geçer ve sinüzit tablosu ortaya çıkar. Bu sinüzitin diğerlerinden farklı oluşu her zaman tek taraflı ve hasta diş ya da diş çekimi olan bölgede komşu olmasıdır. Burun kökenli sinüzitler de daha ziyade birkaç sinüs birlikte enfeksiyon iştirak eder. Diş problemi dışında ortaya çıkan sinüzit olguları tek taraflı olduğu sürece her zaman şüphe ile karşılanmalı ve bir burun içi ya da sinüs tümörü açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Akut sinüzit dört haftalık bir sürede düzelmelidir. Bu düzelme medikal tedavi ile olabildiği gibi, viral kökenli sinüzitlerde kendiliğinden de olabilir. Dört taraftan daha fazla süren sinüzit kronik sinüzit sınırları içine girer.

Burun kaynaklı sinüzitlerde genellikle St. pnömonia, H. influenza, B. catarhalis gibi bakteriyal ajanlar ve viral ajanlar rol oynarlar, kronik sinüzütlerde ise bu ajanlara anaerop ajanlar (oksijensiz ortamda yaşayabilen) eklenirler.

Akut sinüzit belirtileri başında burun akıntısı gelir. Önden ya da arkadan genize doğru sarı yeşil bir akıntı mevcuttur. Bu akıntı ile beraber burun tıkanıklığı mevcuttur. Sinüzitte ateş nadir görülür. Baş ağrısı özellikle sinüslerin kapandığı dönemde mevcuttur. Baş ağrısı daha çok kronik sinüzite ait bir bulgudur. Akut sinüzitlerde nadiren de olsa burun mukozasının tahrişine bağlı burun kanamaları da görülebilir. Akut sinüzitlerde burunda konka adı verilen etlerin büyümesi sonucu östaki borusu(geniz ile kulak arasındaki kanal) blokajı ve orta kulak tipi geçici işitme kaybı, geniz arkası akıntısının sonucu olarak farenjit ve larenjit (ses kısılması) gibi belirtilerde ortaya çıkabilir. Sinüzit esnasında ortaya çıkan ağrı baş ağrısından çok hasta olan sinüsün bulunduğu bölgede olan ağrıdır, frontal sinüzit denen alın bölgesindeki sinüslerin enfeksiyonunda ağrı kaşın altına doğru yayılır, bu ağrının bir diğer özelliği de sabah başlayıp öğlene doğru azalmasıdır. Etmoid sinüs adı verilen sinüsler gözün iki yanında yer alırlar ve bu sinüsler içinde enfeksiyona en sık uğrayan sinüslerdir, labirente benzer yapısı olan bu grup, koku alma bozukluğu ortaya çıkabilir. Bu sinüsler özellikle çocukluk yaş grubunda en çok hastalanan sinüslerdir ve çocuklarda geniz eti varlığı ile oluşan bulgularla çoğu kez karışır. Yanak bölgelerinde yer alan maksiller sinüzitlerde ise yanak bölgesi basmakla ağrılıdır, enfeksiyona bağlı olarak bölgede ödem de mevcuttur. İyi tedavi edilmeyen sinüzitlerde enfeksiyon alt solunum yoluna inince trakeit gibi semptomlar ve buna bağlı olarak kuru öksürük ortaya çıkar. Ateş, halsizlik, iştahsızlık, tümü enfeksiyon hastalıklarında olduğu gibi sinüzite ait sekonder semptomlardır.

Sinüzit tedavisindeki en önemli nokta, kapanmış olan sinüslerin doğal deliklerinin tekrar buruna açılması ve sinüslerin yeniden havalanmasıdır. Sinüslerin doğal deliklerinin açılması kendiliğinden gerçekleşirse akut sinüzitte kendiliğinden düzelecektir. Eğer bu tıkanıklık 4 haftayı aşarsa kronik sinüzit dönemi başlar. Akut sinüzit döneminde yapılacak tıbbi tedavinin başında kültür ve antibiogram sonucu seçilen etkene uygun bir antibiotik gelir. Medikal tedaviye mutlaka sinüslerin doğal deliklerini açıcı dekonjestan denilen, bu bölgede ödemi giderici ilaçlar eklenmelidir. Yine bölgesel etkili dekonjestanların (burun damlaları) kullanımı beş günü aşmamak şartıyla uygundur. Son yıllarda sinüsün doğal deliklerindeki ödemi daha hızlı ortadan kaldırarak sinüsün drenajını ve havalandırmasını sağlamak amacıyla bölgesel ve yüzeyel etkili kortizon kullanımı mevcuttur. Allerjik kökenli olduğu bilinen ya da tahmin edilen olgularda antiallerjik ilaçlardan faydalanılabilir. Ağrı kesiciler ağrılı olgular da kullanılmalıdır. Tüm bu tedaviler son yıllarda güncel olan steril deniz suyu spreyleriyle desteklenmelidir. Bu deniz suyu spreyleri ile yapılan burun lavajları mekanik olarak sinüs deliklerini temizleyip açılmalarına yardımcı olacaktır.

Kronik sinüsit tedavisi ise cerrahidir. Özellikle son 10 yılda FESS (fonksiyonel endoskopik sinüs surgery) adı verilen endoskopik operasyonlarda ciddi başarılar elde edilmiştir. 4 mm. çapında çeşitli endoskoplarla burun içinden girilerek sinüslerin delikleri açılmakta ve normal burun fizyolojisi bozulmadan hastalığa sebep olan patoloji ortadan kaldırılmaktadır. Daha önceki yıllarda uygulanan doğrudan sinüs duvarlarını kırarak sinüs içinin temizlenmesi prensibine dayanan operasyonlar oldukça brutal olup aynı zamanda fizyoljiyi düzeltmediklerinden, yani sinüsün doğal deliğini açmadığından hastalara erken dönemde fayda sağlayabilse de, geç dönemde olayın nüks etmesine neden olmaktadır. Minimal noninvazif bir cerrahi olan FESS lokal anestezi altında yapılabilmekte, burun fizyolojisini bozmadan hastalığı tedavi edilebilmekte ve başarı oranı son derece yüksek bir cerrahi girişimidir. Başarılı ellerde komplikasyon oranı minimale inmektedir. Sinüzit tanısında bilgisayarlı tomografi adeta bir çığır açmış eskiden kullanılan konvaksiyonel sinüs grafiklerinin özellikle uygulanan cerrahi müdehalelerde fazla önemi kalmamıştır.

Sonuç olarak uzun süren ve iyi tedavi edilmeyen basit nezleler sonucu ortaya çıkan sinüzitler iyi tedavi edilirse akut sinüzit döneminden geri dönebilir ve birtakım cerrahi girişimlere gerek kalmaz. Nezle döneminden önceki direnci artırıcı faaliyetlerin önemi sinüzitten korunmak amacıyla her geçen gün daha fazla önem kazanmaktadır.

Broadcast Yourself
Audio
Kyrene isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
 
 
Cevapla

Etiketler
akut, ateş, ayarlamak, bak, bir, böyle, dan, deniz, dört, fazla, grup, güncel, görüntü, hastalığı, ile, ince, iyi, kaza, kültür, olacak, olmak, sinüzitler, sİnÜzİtler, tablo, yeşil, yine, yolu, İyi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık





Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0 Yarım Ezgi Group
Cracker Tracker tarafından korunmaktadır.

Video İzle